Sorunlu Cümleler / Hasan ÖZTÜRK
ÖSS sorularından iki örnek.
“Sevda Hanım’a bu mahalledeki bütün kadınlar dert yakınır, sorunlarını anlatır.”
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir?
A) “bu mahalledeki bütün kadınlar” yerine “bu mahallenin bütün kadınları” sözü getirilerek
B) “dert yakınır” yerine “dert yanar” sözü getirilerek
C) “bütün” sözcüğü atılarak
D) “sorunlarını anlatır” dan önce “ona” sözcüğü getirilerek
E) “anlatır” yerine “anlatırlar” sözcüğü getirilerek (ÖSS/2007)
***
(I) Araç yapabilme insanın insanlaşmasında önemli bir aşamaydı. (II) Önceleri herkes yeteneği ölçüsünde kendi aracını yaptı ve kullandı. (III) Birlikte yaşamanın başlamasıyla her insan ortaklaşa üretilen bir aracın en iyi yapabildiği bölümünü üstlendi. (IV) Halk arasında da en iyi yaptığı işle sevilir sayılır duruma düştü. (V) Böylece insan yeteneklerinin keşfedildiği bu çalışmalarla sanatta yaratıcılığa giden ilk adımlar atıldı.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) I B) II C) III D) IV E) V (ÖSS/2007)
***
“Ben de birkaç yıl önce Tunca kıyısında belleğimin fotoğraf makinesiyle çektiğim resmi gönderiyorum sana.” (Tuna Kiremitçi, Radikal Kitap, 10.02. 2006) Bu cümledeki “resmi” sözcüğü, yanlış anlamda kullanılmış; “fotoğrafı” olarak değiştirilmelidir.
“Selçuklu ve Osmanlı Devletlerinden kalma 80 binden fazla dünyanın en kıymetli el yazması eser 90 yıldır Süleymaniye Kütüphanelerinde koruma altına alınmış.” (Türkiye, 5.03.2007) Bu cümlede sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için “80 binde fazla” söz grubu, “kıymetli” sözcüğünden sonra yazılmalıdır.
“İTÜ’ni makine yüksek mühendisi olarak bitiren Ekrem Elginkan ve aynı üniversiteyi inşaat mühendisi olarak bitiren Cahit Elginkan…” (Dergâh, Nisan 2007) Bu cümledeki yazım yanlışı gidermek için cümlenin başındaki “İTÜ’ni” kısaltması, “İTÜ’yü” olarak yazılmalıdır.
“Bizans edebiyatında erguvandan nasıl söz edilmiştir bilmiyorum, ama divan edebiyatı şairlerini çokça etkilemiştir.” (Jale Sancak, Yeni Şafak Kitap, 2 .05. 2007) Bu cümlede özne eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için “ama” bağlacından sonra “erguvan” sözcüğü eklenmelidir.
“Hırsız minik Ege’yi sessizliğe gömdü.” (Yeni Şafak, 9.05.2007) Bu cümlede noktalama işaretlerinin eksikliğinde kaynaklanan anlam karışıklığını giderebilmek için cümlenin, özne görevindeki ilk sözcüğünden sonra “virgül” getirilmelidir.
“Taksim’e cami yapılamayınca ‘İstanbul’un fethi’ projesi yarım kaldı, ama en az onun kadar önem verdikleri ‘TRT’nin fethi’ için çalışmaları tam gaz devam ediyor.” (Haluk Şahin, Radikal, 27.05.2007) Bu cümlede özne-yüklem uyumsuzluğunun yarattığı düzensizliği giderebilmek için “verdikleri” sözcüğü “verilen” olarak düzeltilmelidir. Cümledeki “verdikleri” sözcüğü korunacaksa, cümle “…çalışmalarını tam gaz devam ettiriyorlar” biçimiyle tamamlanmalıdır.
“CHP lideri Deniz Baykal, dün seçim mitingi sayılabilecek ilk gösterisini Mersin’de yaptı.” (Murat Yetkin, Radikal, 27.05. 2007) Bu cümlede sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için “dün” sözcüğü, “gösterisini” sözcüğünden sonra yazılmalıdır.
“Psikoloji kuramlarına kulak verecek olursak bireyin kişilik yapısının ana iskeleti çocuklukta kurulur.” (Erendiz Atasü, Radikal 2, 27.05.2007) Bu cümlede çatı uyuşmazlığından kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için cümle “…iskeletinin çocuklukta kurulduğunu görürüz” olarak bitirilmelidir.
“Neredeyse tanrısal bir mucize sayılan ünlü İtalyan viyolonsel virtüözü ve bestecisi Niccolo Paganini 27 Mayıs 1840 yılında Nice’de ölmüştü.” (Mehmet Atlan, Star PAZAR, 27.05.2007) Bu cümledeki “yılında” sözcüğü, “tarihinde” olarak yazılırsa sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu giderilmiş olur.
“OKS sınavı sorunsuz geçti.” ( Yeni Mesaj, 11.06.2007) Bu cümlede gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için “OKS” kısaltmasından sonra “sınavı” sözcüğü yazılmamalıdır.
“Kitaba ve bize öğretilenlere bakılırsa filozoflar sorulması gereken bütün soruları sormuş, cevabını vermişti.” (Şule Cepcepoğlu, Radikal Kitap, 8.06.2007) Bu cümlede tamlama yanlışlığından kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için virgülden hemen sonra “soruların” sözcüğü eklenmelidir.
“Osmanlı’daki yeniliğin bir diğer öncülüğü ise inanç ve inanç dışı sebeplerle ruhen Müslüman ve maddeten batılı olan mühtedilerdir.” (Cafer Şen, Dergâh, Mayıs 2007) Bu cümlede özne –yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için “öncülüğü” sözcüğü, “öncüleri” olarak düzeltilmelidir.
“Şair, taze mazmunlar bulmayı hem gelenekten ayrılmanın bir yolu, hem de yeni gelişmekte olduğu müstakil poetikasının icabı olarak görür.” (C. Şen, Dergâh, Mayıs 2007) Bu cümlede sözcüğün yapısal bozukluğundan kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için “gelişmekte” sözcüğü, “geliştirmekte” olarak düzeltilmelidir.
“18. yüzyıl gibi daha henüz yeterince araştırılmamış ve edebi malzemesi gün ışığına çıkarılmamış bir devrin tarihî vakalarını edebî eserler üzerinde takip etmek hem zor hem de çok dikkat isteyen bir çabadır.” (C. Şen, Dergâh, Mayıs 2007) Bu cümlede gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan antlım bozukluğunu gidermek için “daha” ve “henüz” sözcüklerinden biri cümleden çıkarılmalıdır.
“Tarih bilgisi edinmek için geçerliliği kabul edilmiş vahim hatalar içermeyen kaynaklara başvurmak gerekir.” (İlber Ortaylı, Bilim ve Teknik, Haziran 2007) Bu cümlede noktalama işaretlerinin eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için “edilmiş” sözcüğünden sonra “virgül” kullanılmalıdır.
“Her ikisi de toplumun dünü olduğu kadar bugünü ve yarınıyla yakından ilgili alanlar olduğu tartışmasız bir gerçek.” (Yusuf Çotuksöken, Çağdaş Türk Dili, Mayıs 2007) Bu cümlede “ek”lerin eksik kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için “ikisi” sözcüğü, “ikisinin” olarak yazılmalıdır.
“Son dönemlerde yaşam boyu eğitim sözünün hemen her ülkede dile getirilmeye başlanması , eğitim ve dildeki değişimin kabul edildiğine bir göstergesi sayılabilir.” (Y. Çotuksöken, Çağdaş Türk Dili, Mayıs 2007) Bu cümlede tamlama yanlışlığından kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için “edildiğine” sözcüğü, “edildiğinin” olarak düzeltilmelidir.
“Postmoderncilerin yüzdüğü sular, biraz yaklaşıldığında, sağlığını yitirmemiş burunlara gericilik ve ihanet kokar.” (Mehmet Şekeroğlu, Çağdaş Türk Dili, Mayıs 2007) Bu cümledeki anlam bulanıklığını gidermek için cümle “… kokusu verir” eklemesiyle bitirilmelidir.
“Sedyeye konulup ambulansın içine taşıdılar beni.” (Serkan Türk, Uzak Yaz, Kül Sanat, 2006 s.42) Bu cümlede çatı uyuşmazlığından kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için “konulup” edilgen eylemi “koyup/koyarak” olarak düzeltilmelidir. Aynı durum,“Sonra bir tabuta konulup bu mezara taşıdılar beni.”( s.42) cümlesi için de geçerlidir.
“Bahçe masasında kalabalık yapılan akşam sohbetleri giderek azalıyordur o yaz.” (S. Türk, Uzak Yaz, Kül Sanat 2006 s.43) Bu cümlede sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğunun gidermek için “kalabalık” sözcüğü, “akşam sohbetleri” tamlamasının önüne getirilmelidir.Aynı durum,“İçeri giren üç kişi rastgele koltuklara ateş ediyorlar ellerindeki tabancalarla.”( s.45) cümlesi için de geçerlidir. Bu cümlede de “rastgele” sözcüğü, ”ateş ediyorlar” birleşik fiilinin önüne getirilmelidir.Benzer bir durum,“Sürekli eski tozlanmış kitapları aralar kimsenin gitmeye cesaret edemediği sokaklardan köpeklere ve sarhoşlara aldırış etmeden geçip giderdi.” (s.49) cümlesinde de vardır. Bu cümledeki “eski” sözcüğü, “kitapları” sözcüğünün önüne yazılmalıdır.Cümle yazıldığı şekliyle kalacaksa “eski” sözcüğünden sonra “virgül” getirilmelidir.
“Deniz dönüşü avladığı istavritleri elindeki çantalara koymuş yürüyor, yanımızdan geçiyor.” (S. Türk, Uzak Yaz, s.66) Bu cümlede noktalama işaretlerinin eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için zaman bildiren “deniz dönüşü” söz grubundan sonra “virgül” kullanılmalıdır.
“Elbette, sürekli iktidarı ellerinde tutanlar buna izin vermeyeceklerdir.” (Mehmet Bekaroğlu, Radikal 2, 17.06.2007) Bu cümlede sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için “sürekli” sözcüğü, “iktidarı” sözcüğünden sonra yazılmalıdır.
“Kart borcunuzu tüm VakıfBank şubelerinden ödeyebileceğiniz gibi, tüm Türkiye’deki PTT şubelerinden de ücretsiz olarak yatırabilirsiniz.” (VakıfBank/ Kredi Kartları Başkanlığı bülteni) Bu cümlede sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için “Türkiye’deki” sözcüğünün önündeki “tüm” sözcüğü, “PTT” kısaltmasının önüne yazılmalıdır.
“Asker bankasını 2.7 milyar dolara sattı.” (Radikal, 20.06.2007) Bu cümlede noktalama işareti eksikliğinden kaynaklanan anlam karışıklığını gidermek için cümlenin özne görevindeki ilk sözcüğünden sonra “virgül” kullanılmalıdır.
“Platon’un Devlet’inden esin alarak kurduğu Erdemli Kent’le Farabi, tüm insanlığı kuşatan bir dünya devleti kurar.” (Ruken Kızıler, Radikal 2, 1.07. 2007) Bu cümlede gereksiz yardımcı eylem kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğunu gidermek için “alarak” sözcüğü cümleden çıkarılıp “esin” sözcüğü “esinlenerek” biçimiyle yazılmalıdır.
Sözü uzatmanın, örnekleri çoğalmanın yararı yok; Cenap Şahabettin’in bir cümlesiyle noktalayalım: “El şakası fena, dil şakası daha fena, kalem şakası hepsinden beterdir.”