İÇİNDEKİLER

 

Yabancılaşma/F.M.SEFERBEYOĞLU…1

Kitâb-hâne/A.ALBAYRAK…3

Düşünmemek Zor Zanaat/E.BALCI…4

Sen Bilemezsin/Ş.ÖKSÜZ…4

Yapamadım/F.KONDAKÇI…5

Geç Kalmışlığın Serenadı/E.Nur YILDIZ…5

Saçlar ve Kadın/A.BAYIR…6

İfadesi Zor/N.ÖZDEMİR…6

Yenileşmenin Maliyeti/D.ÇOLAK…7

Yazar Olmak ve Türkçeyi Doğru Kullanabilmek/H.ÖZTÜRK..8

Arabamda Üç Kişi/B.MUŞ…10

Arka Kapaktan Kitap/mavi yeşil…10

Gezinmelerim/M.AKDOĞAN…11

Uzun Yazılar/S.DEMİRCİ…12

Düş Değil/T.KORKMAZ…13

Lâle 2/B.Atıf OKUTAN…15

Yazar Olmak ve Türkçe’yi Doğru Kullanabilmek / Hasan ÖZTÜRK

 

 

                 Alemdar Yalçın’ın, gözden geçirilerek yeni baskısı yapılan Cumhuriyet Dönemi Türk Romanı adlı kitabındaki anlatım bozukluklarını örnek cümleler üzerinde göstermeye çalışacağız. Bu tespitler bize göredir. Sayın yazar elbette ki yazdıklarının doğruluğuna inanmak ve onları savunmak hakkına sahiptir.

             Örnek Cümleler:

             “Ülkemizin geçirdiği sosyal değişim ve siyasal kargaşa, romanımızın konularını derinden etkilediği gibi, kültürel hayatını ve düşünce tarzını da etkileyerek, roman sanatının biçimine de yansımaktadır.” (S.8) Bu cümlede “kültürel” sözcüğünden önce ülkenin veya sanatçının sözlerinden biri getirilerek cümledeki eksiklik giderilmelidir.

             “Bunu, çalışmamızda “Geleneğimize açılan kapılar” başlığı altında gösterdik ve sanırız bu değerlendirme, okuyucumuz tarafından ilgiyle karşılanacaktır.” (S.8) Bu cümlede, “Çalışmamızda” bulunma değil yönelme durumuyla kullanılmalıdır. Cümlede “çalışmamızda” biçimi kullanılacaksa “aldık” çekimli fiili yerine gösterdik veya inceledik durumlarında biri kullanılabilir.

             “Romancının oluşturduğu kahramanlar ister sanal isterse gözlem sonucu çizilmiş reel kişiler olsun, bu iki fon içinde ilişkilerini kurarlar ve elbette zaman dediğimiz romanın vazgeçilmez öğesi bu iki fonu kuşatır. “(S.8) Bu cümlede “romanın” sözcüğü, “elbette”den sonra kullanılmalı ve kendisinden sonra da virgül konulmalıdır.

             “Bunun elbette ki başta gelen sebeplerinden biri yakın siyasi tarihimizin getirdiği büyük acılardır. “ (s.20) Bu cümlede “elbetteki” sözcüğü “biri”den sonra  kullanılmalıdır.

             “1980’den başlayarak İstanbul’da birçok siyasi cinayet, Osmanlı Mebusan Meclisi’nde ise zaman zaman kör düğümüne varan tartışmalar başladı.” (S.48) Bu cümledeki “kör düğümü” yerine  kör döğüşü kullanılabilirdi.

             “II. Meşrutiyet’in ilanından sonra sürgüne gönderilenler, büyük hürriyet kahramanları olarak geri dönerler.” (S.71) Bü cümlede “sürgüne gidenler” grubu, cümlenin başına getirilmeli ve küçük bir eklemeyle cümle şöyle başlamalıdır: “Daha önce sürgüne gidenler/gönderilenler...”

             Hüküm gecesi, siyasi olayları alırken ittihat Terakki Fırkasına dışardan bakmaktadır” (s.72) Bu cümlede “alırken” sözcüğü ya işlerken ya da ele alırken şekliyle kullanılmalıdır.

             “Romanda devrin siyasal yapısını değerlendiren yazara göre hükümet şeklidir. “(S.73) Bu cümlede “değerlendiren” sözcüğünden sonra virgül konulmalıdır.

             “Kendisini gerçekten seven batılaşmayı doğru anlamış aydın bir kız olan Süheyla’nın temiz duygularından yararlanmaya çalışmış, kozmopolit ve sözde kültürlü gördüğü Belkıs’la, kocasından ayrıldıktan sonra evlenmiştir. (S.73) Bu cümlede “seven” sözcüğünden sonra virgül konulmalıdır.

             Herkes hatta bir zamanlar evlenme teklif ettiği Süheyla bile onu ikaz ederler” (S.74) Bu cümlenin yüklemi olan “ikaz ederler” teklik şekli ikaz eder biçimiyle kullanılmalıdır.

             “İttihat ve Terakki Cemiyetinin icraatlarının ele alınmayacak ve savunulmayacak hale gelmesinden sonra Adnan hem ittihatçıların aleyhinde bulunmaya, hem de onlarla olmaya sanki özel bir çaba sarfeder.” (S.75) Bu cümlede “ele alınamayacak” yerine ciddiye alınmayacak; “bulunmaya” yerine de “davranmaya” sözcükleri kullanılmalıdır.

             “Genel olarak yazdığı aşk romanları ile tanınan Burhan Cahit’in siyasi konuları ele alan romanlarındandır.” (S.77) Öznesi olmayan bu cümle başına hiç olmazsa roman sözcüğü eklemeliydi.

             “Kalitesi tartışılabilir olsa da, ele aldığı sosyal ve siyasi meseleler açısından dikkate değer.” (.77) Bu cümlenin başına romanlarının; sonuna da -dir eklenmelidir.

             “Bu tarz mesajlardan da anlaşılacağı gibi İttihatçıların yeniliklerinden daha köklü ve radikal değişiklikler yapan Cumhuriyetin savunmasını yapmak endişesini taşımaktadır.” (S.81) Bu cümle, adı geçen kitapta başlı başına bir paragraf olmasına rağmen cümlenin öznesi yoktur.

             “Romanlarında ise üç dönemi bir arada  yaşamış bir insanın yitirilen yüksek değerleri tartışması olarak değerlendirebiliriz. “(S.82) Bu cümlede “romanlarında” sözcüğü bulunma durumuyla değil, belirtme biçimi olan romanlarını şekliyle kullanılmalıdır.

             “Aydın İdadisinden başarıyla mezun olan Mustafa, bin bir sıkıntı içinde han odalarında yatarak öğrenimini tamamlamaya çalışır.” (S.82) Bu cümlede “bin bin sıkıntı içinde” grubu “öğrenimini” sözcüğünün önüne yazılmalıdır.

             “Mustafa başarı ile öğrenimini sürdürür.” (S.83) Bu cümlede “başarı ile” grubu, “öğrenimi” sözcüğünden sonra yazılmalıdır.

             “Ancak ülkemizin geçirdiği sosyal ve siyasi değişmeyi ele almaları bakından da fayda vardır düşüncesindeyiz.” (S.84) Bu cümlede “bakından”, bakımından sözcüğünün yanlış dizilmiş şekli olmalıdır. Cümleyi adı geçen sözcüğün düzeltilmiş şekliyle okusak bile cümledeki yalnışlık giderilmiş olmuyor. Cümle öncelikle neyin/kimin ve neye/nerde sorularına cevap verebilecek şekilde düzenlenmelidir. Örnek: Romanların, ülkemizin geçirdiği sosyal ve siyasi değişmeyi ele almaları bakımından da değerlendirilmelerinde fayda vardır düşüncesindeyiz.

             “Kahramanların canlılığı, kültürleri, aldıkları eğitim ve olayların akışı arasında kurgu, iç denge ve mantık ilgisi de başarılı ve tiyatrodan romana taşıdığı kurgu, iç denge ve mantık ilgisi de başarılı ve tiyatrodan romana taşıdığı unsurlar arasındandır.” (S.85) Bu cümlede “tiyatrodan” sözcüğünün önüne bunlar yazarın, sözcükleri yazılmalıdır.

             “Romanın kahramanlı olan Şeref Bey, kolay etki altında kalabilen güçlü şahsiyete sahip kimselerin kendisini yönlendirmesinden hoşlanan bir psikolojik yapıya sahiptir.” (S.86) Bu cümlede “kolay” sözcüğü “etki altında” grubundan sonra yazılmalıdır. Ayrıca cümlede “kalabilen” sözcüğünden sonra virgül konulmalıdır.

        ''Cepheye gönderilecekken Bursa'da cephe gerisinde yazıcı olarak görev verilir.'' (s.87) Bu cümlede ''Bursa’da'' sözcüğünden önce kendisine sözcüğü yazılmalıdır.

         Önerdiğimiz sözcük kullanılmayacaksa cümlenin  yüklemi görevlendirilir şekliyle değiştirilmelidir.

         ''Bu bakımdan Reşat Nuri'nin bu romanı, bütün diğer romanları gibi başarılı sayılabilir. (s.88) Bu cümlede “bütün”  sözcüğü ''diğer'' den sonra yazılmalı, belki de hiç yazılmamalıdır.

        “Eseri batılıların 'regional novel' dedikleri ülkenin bütün özellikleriyle tipik bir bölgesini işleyen romanlar arasında sayabiliriz. (S.91) bu cümlede “eseri'' ve ''dedikleri'' sözcüklerinden sonra virgül konmalıdır.

         “Romandaki bu yeni çevre ve yeni insan tipi üzerinde durulur.'' ( s.91) Bu cümlede “Romandaki'' sözcüğüne eklenen -ki eki kaldırılmalıdır.

         “Kendisine bağlanan tüccarları aşırı masraf ettirerek iflaslarına sebep olur. (s.93) Bu cümlede ettirerek'' sözcüğünden sonra onların yazılması gerekir.

          “Selahattin Enis'in romanları içinde söylediğimiz ve bulduğumuz birçok teknik kusuru onun kısa hikayelerindeki anlatmaya yansıtamayız.”  (s.96) Bu cümlede öncelikle “içinde'' sözcüğündeki -de kaldırılmalıdır. Ayrıca cümlenin “söylediğimiz'' ile ''bulduğumuz'' sözcükleri yer değiştirmelidir.

          “Bir Rüşvet ve yolsuzluk olayı ile ilgisi olmamasına rağmen, isminin karıştırılması endişesi ile istifa eder.'' (s.97) Bu cümlede ''isminin'' sözcüğünden sonra olaylara/olaya sözcüklerinden biri yazılmalıdır.

          “İşlediğimiz konu başlığı altındaki gruba giren Peyami Safa'nın Mahşer ve Sözde Kızlar'ı dil ve anlatım itibarıyla diğerlerinin seviye olarak üstündedir.'' (s.101) Bu cümlede ''Feyami Safa'nın'' söz grubundan sonra virgül konulmalı ve bu grup cümlenin basına alınmalıdır. Ayrıca, “diğerlerinin'' sözcüğü de ”üstündedir” sözcüğünün önünde kullanılmalıdır.

           ''Yazarın bir başka başarılı yönü de romanda iç içe İstanbul 'daki semtler ve sosyal seviyeler arası. ''(s.108) Bu cümlede iç içe'' sözü semtler'' sözcüğünün önüne yazılmalıdır.

             ''Romanda ele alınan asıl kahraman, sık sık vurgulamak istediğimiz, Yakup Kadri'nin her romanında yer alan gözlemci,keskin radikal çıkışları olmayan, hatta uzlaşmacı kahramanlardan biridir.''(s.109) Bu cümlede “istediğimiz” sözcüğünden sonra gibi getirilmelidir.

             “Birçok romanda II. Meşrutiyet’ten sonra birçok piyeste kendi kültürüyle ki  kıyasıya hesaplaşan kadın kahramanların sayısı bir hayli fazladır. (S.109) Bu cümledeki “birçok” sözcüklerinden biri çıkarılmalıdır. Cümlede bazı sözcüklerin yeri değiştirilerek cümle şöyle başlatılabilir. “II. Meşrutiyet’ten sonraki birçok roman ve piyeste kendi.

             “Buna öylesine inanır ve ailesini inandırır ki İngiltere’nin yenilgisine bir keramet arar. “ (s.112) Bu cümlede 'ailesini’ sözcüğünden sonra de öylesine eklenmeleli;  “yenilgisinde'' sözcüğü ,bulunma durumuyla yenilgisinde olarak yazılmalıdır.

             “Aydınlarımız o kadar kendi milli varlığımızdan ve gücümüzden emin değillerdir ki, Ankara'da mücadele için bulunan milletvekillerinde de buna benzer görüşler ve anlayışlar gündeme geliyordu.” (s.113) Bu cümledeki anlatım bozukluğunu giderebilmek için cümle şu şekilde başlatılmalıdır. “Aydınlarımız kendi mili ''varlığımıza ve gücümüze olan güvenlerini o derece yitirmişlerdir ki...''

             “Ona göre bize ait davranışları attığımız zaman kimliksiz ve kişiliksiz bir toplum oluruz.” ( s .117) Bu cümlede “attığımız” sözcüğünün yerine terkettiğimiz kullanılmalıdır.

             ''Sosyal konulu romanları içinde alarak bozukluklarını ele alarak işleyen romanlarından biri de Su Sinekleridir.(s.119) Bu cümledeki “ele alarak” ifadesi fazlalıktır, cümleden çıkarılmalıdır. Ayrıca cümlenin başına yazarın sözcüğü getirilmeli ve kendisinden sonra virgül kullanılmalıdır.

             ''Genç kızlar kendilerini o kadar sinema dünyasına o kadar kaptırmışlardır ki, (s.119) Bu cümledeki ''okadar''ların birincisi fazlalıktır, cümleden çıkarılmalıdır. ''Bu romanlar dikkatle incelendiği zaman sırf kurgusu farklı diye başarısız sayılamayacak kadar önemlidirler.” (s.120) Bu cümle yeniden düzenlenerek şu şekilde yazılmalıdır. “Sırf kurgusu farklı diye başarısı sayılan bu romanlar dikkatle incelendiği zaman onların önemli oldukları anlatılacaktır.”

             “Oysa Hüseyin Rahmi'nin tipleri biraz incelendiği zaman bunun İstanbul insanı oldukları görülür.” (s.126) Bu cümledeki “bunun” sözcüğü, çokluk durumu olan bunların şeklinde kullanılmalıdır.

             “Bu insanlar çıktıkları kültür, bölge ya da etnik hususiyetleri ile konuşur veya davranırlar.” ( s.127) Bu cümledeki “çıktıkları” sözcüğünün yerine yetiştikleri yazılmalıdır. Eğer cümlede “çıktıkları” yazılacaksa kendisinden önce içinden getirilmelidir.

             “Yazarın muhtevasını Moliere’den aldığı, üzerine genç bir kadınla evlenme olayını eklediği, romandan hemen anlaşılmaktadır.”(s.138) Bu cümlenin ilk sözcüğünden sonra virgül konulmalıdır.

             “Bu gençlerimiz arasında moda ve özentinin doğurduğu bir davranış buzukluğudur.” (s.146) Bu cümlenin de ilk sözcüğünden sonra virgül konulmalıdır.

             “Yazar Belkıs’ın karşısında Hacer’i çıkarır.” (s.147) Bu cümlenin ilk sözcüğünden sonra virgül konulmalı ayrıca cümledeki “karşısında” sözcüğü bulunma durumuyla değil yönelme biçimi olan karşısına olarak yazılmalıdır.

             “Sabir Efendi’nin Gelini teknik itibarıyla yazarın diğer romanlarından da başarılı sayılabilir.”(s.149) Bu cümledeki “da” bağlacı cümlenin sonunda ve de şekliyle kullanılmalıdır.

             “Bu konuda edebiyatımızın en çok üzerinde durulan iki romanını ele alacağız.” (s.l69) Bu cümledeki “en çok” grubu “durulan” sözcüğünün hemen önüne yazılmalıdır.

             “Acıma duygularından yoksun bir öğretmenin ne kadar görevine düşkün olursa olsun başarılı olamayacağına inanan yazar.“ ( s.188) Bu cümledeki “ne kadar” grubu, “düşkün” sözcüğünün hemen önünde yazılmalıdır.

             “Haso çok iyi ata biner.”(s.202) Bu cümledeki “çok iyi” grubu, yüklemin hemen önüne yazılmalıdır.

             “Yaban Türk aydınının üzerinde en çok tartıştığı romanlar arasında yer alır.”(s.203) Bu cümlede “aydınının” sözcüğünden sonra virgül konulmalıdır.

             “Yaban'da asıl tema, aydınımızın ne kadar ideal haline de getirse Anadolu’da asırlardır süren yanlış politikalar yüzünden yabancılaşmanın anlatılmasıdır.”(s.206) Bu cümledeki “de” bağlacı,''getirse'' sözcüğünden sonra yazılmalıdır. Ayrıca cümledeki “yabancılaşmanın” sözcüğünün önüne de yaşanan sözcüğü yazılmalıdır.

             “Yazarın Dikmen Yıldızı kısmen bu kusurlarından arınmış olduğunu söyleyebiliriz.”  (s.208) Bu cümlenin ilk sözcüğünden sonra virgül kullanılmalıdır. Cümledeki “kısmen” sözcüğü, “arınmış”ın önüne yazılmalıdır. Ayrıca kitap adının sonuna -nın eki getirilmelidir.

             ''Bu bağımlılık bir zafer heyecanıyla yüzlerce, şiirlere, romanlara yansır.” (s .218) Bu cüm1edeki ''bağımlılık'' sözcüğünden sonra virgül konulmalıdır. Ayrıca cümledeki ''şiirlere, romanlara'' teklik şekiller; şaire, romana olarak yazılmalıdır.

             “O dönemlere de sıçrar.” (s.248) Bu cümlenin ilk sözcüğünden sonra virgül konulmalıdır.

             “Böylece geniş ve derin bir kültüre sahip olmayan, okumaya ilgi duyan yeni bir okuyucu sınıfı doğmuştur.”(s.259) Bu cümlede “olmayan” sözcüğünden sonra fakat edatı yazılmalıdır.

             Adı geçen kitabın, bundan sonraki baskılarında dizgi yanlışları ve anlatım bozuklukları yönünden yeniden gözden geçirilmesinde yarar vardır.

_________________________________________

Prof. Dr. Alemdar YALÇIN, Siyasal ve Sosyal Değişmeler Açısından Cumhuriyet Dönemi Türk Romanı (1920-1946) Akçağ Yayınları Ank.2002 (Gözden Geçirilmiş 5. baskı)